call
f.
çağırmak, bağırmak, seslenmek, aramak (telefon); telefon etmek, telefonda konuşmak; davet etmek, çağrıda bulunmak; dava açmak; adlandırmak, lakap takmak; demek, söylemek, farzetmek, ziyaret etmek, uyandırmak
i.
ses, çağırma, seslenme, çağrı, ötüş; ihtiyaç; ziyaret etme, davet, ziyaret, telefonda konuşma
call
ara(mak)
call
v.ara:n.çağrı,v.çağır:n.çağrı
call
seslenmek, bagirmak; ugramak; aramak; çagirmak; farz etmek, varsaymak, demek; ... diye hitap etmek, ... adini vermek, bagiris, seslenis, çiglik, çagri; ragbet; deklare; çagri, resmi çagri, davet; telefonla arama; kisa ziyaret, ugrama; hakem karari; gereks
CALL
İŞARET:Bir trampet, boru veya düdük ile verilen işaret.