box
i.
kutu, sandık, kutu veya sandık dolusu; at arabacısı yeri; jüri bölmesi; kompartıman, loca, kulübe; televizyon, teyp veya radyo; tokat, yumruk; şamar, şimşir [bot.]
f.
kutuya koymak, kutulamak, sandığa koymak, yumruk atmak, yumruklaşmak, tokatlamak, boks yapmak
box
kutu
box
kutu,v.s_h.box yap+s_d.kutuya koy:n.kutu
box
kutu; sandik; kasa; kovan, mahfaza; (mahkeme) kürsü; loca; kulübe; (the ile),televizyon, kutulamak, kutuya koymak; sandiga koymak; yumruk atmak, yumruklasmak; boks yapmak
box
kutu