Betrug (der)
hile, hilekâr, hilebaz, hilekârlık,...
{
fraud
}
yalan, hilekârlık, düzenbazlık, kazık,...
{
deceit
}
hilekârlık, kandırmaca, düzenbazlık,...
{
trickery
}
hile, dolap, dalavere, hilekârlık
{
cheating
}
kandırma, aldatma, dalavere, hile,...
{
deception
}
şarlatanlık, sahte doktorluk
{
quackery
}
betragen
davranmak, hareket etmek; terbiyeli...
{
behave
}
betrügen
hile yapmak, hileyle elinden almak,...
{
cheat
}
kandırmak, kazık atmak, keklemek,...
{
deceive
}
dolandırmak, hile yapmak, hile ile...
{
swindle
}
ihanet etmek; hıyanet etmek, hainlik...
{
betray
}
aldatmak, dolandırmak, kandırarak almak
{
gull
}
kandırmak, enayi yerine koymak,...
{
fool
}
dolandırmak, hakkını yemek, aldatmak;...
{
defraud
}
kandırmak, oyun etmek, oyuna getirmek,...
{
trick
}
işletmek, oyun etmek, sazanlamak
{
hoax
}
ayartmak, baştan çıkarmak, cezbetmek
{
wile
}
Betrug
m l. aldatma; yalan dolan; hile, duzen, dolap, dubara, igfal 2. (Treulosigkeit) sadakatsizlik 3. (Schwindel) hilekärlik, sahtekärlik, düzmecilik, dolandincilik, dalavere, hokkabazilk, orostopulluk; V: dolma, kas-kariko, ückägitcilik
Betrug
r. bı'tru:k
hile, aldatma
Betrug
" [der] aldatma; düzen, dolap; sahtekârlık, dolandırıcılık"