benefit
f.
yararı dokunmak, yaramak, faydası olmak, yararlanmak
i.
yarar, fayda, çıkar, menfaat, avantaj, kâr, kazanç; yardım parası, yardım toplama faaliyeti, hak, ayrıcalık
benefit
"i. yarar, fayda. f. -in yararına olmak, -e yararlı olmak, -e yararı dokunmak; from -den yararlanmak, -den faydalanmak, -den istifade etmek: This change will benefit you. Bu değişiklik sana iyi gelecek. This would benefit by the addition of some salt. Buna biraz tuz eklenirse iyi olur. We have greatly benefited from your advice. Nasihatinizden çok istifade ettik. "
benefit
v.yarar sağla:n.fayda,yarar
benefit
yarar, fayda, çikar, kâr, kazanç; avantaj; issizlik ve saglik ödenegi,yaramak, yarari olmak
benefit
v.yararlan:n.yarar