bekannt
tanıdık, aşina, yaygın, alışık, bilinen,...
{
familiar
}
tanınmış, meşhur, tanınan, ünlü,...
{
well known
}
ünlü, meşhur, tanınmış, mükemmel,...
{
famous
}
çıkık, fırlak, göze çarpan, belirgin,...
{
prominent
}
bekennen
açıkça söylemek, itiraf etmek, beyan...
{
avow
}
açıklamak, beyan etmek, ifade vermek,...
{
declare
}
itiraf etmek, kabullenmek, söylemek,...
{
confess
}
bekannt
l. tanınmis, bilinen, bellibasli, malum, maruf, belli 2. (berühmt) meshur, söhretli, namdar; adli sanli 3. (offenkundig) asikär, belli 4. (m. et.) meluf, alışık 5. (miteinander) tanışık; ~ sein l. tanınmış (bzw. meşhur od. alışık) olm. 2. (mit) bilişmek, tanışmak, muarefesi olm. Ich bin mit ihm nicht ~. Onunla hiç tanışıklığım yoktur. Er ist als Lügner ~. Yalancılıkla nam almış. Onu herkes yalancı diye tanır. soviel mir ^ ist bildigim kadar(-ı); Es ist Ihnen ja ~, daß...... oldugu malumunuzdur. jedermann ~ herkesce malum; nur allzu ~ mahut; fena söhretli; ne mal oldugu belli; ~ machen l. (vorstellen) b-ni b-le tanıştırmak; b-ni b-ne takdim etm. 2. (sich) k-ni tanıtmak 3. (m. et.) b-ne bsi ögretmek, anlatmak; bsle ünsiyet peyda ettirmek; b-ni bse alistirmak; Gestatten Sie^ daß ich Sie miteinander ~ mache. Müsaade ederseniz, sizi tanıştırayım. s.a.
bekanntmachen. ~ werden l. (P.) tanismak 2. (P.) (berühmt werden) söhret (od. ad) kazanmak; s.a.
bekanntwerden. -e Größe l.math. bilindik, bilinen, malum, donne 2. phil. muta, veri; ein als korrekt -er Richter dogru taninmis bir häkim; häkimi ädil; Unterwegs habe ich kein -es Gesicht entdecken können. Yolda tanıdık bir yüz göremedim.
bekannt
bı'kant
tanınmış, ünlü
bekannt
" bilinen, tanınmış; ünlü, meşhur; tanışık"
bekannt
tanınmış, ünlü.
bekannt (bei jdm. + D)
birisi tarafından bilinmek, tanınmak
bekannt (durch etw. + A)
bir şey ile tanınmak
bekannt (mit jdm. + D)
birisiyle tanışmak, tanışıklığı olmak, tanışıyor olmak