back
zf.
geri, geriye, arkaya, geride, geçmişte, geçmişe, önce
s.
arka, geri, arkadaki, uzak; ödenmemiş, ödemesi gecikmiş; eski tarihli; geriye doğru giden
i.
sırt, belkemiği; arka, geri; arkalık, elin tersi, kitap sırtı, ters taraf; defans oyuncusu, bek; tekne (boya vb.)
f.
kaplamak (kitap), astarlamak, kayırmak, sırtına binmek, arka çıkmak, destek olmak, geriye doğru sürmek, geri geri gitmek, takviye etmek, ciro etmek, üzerine bahse girmek
back
"i. 1. arka taraf, arka. 2. anat. sırt, belkemiği. 3. futbol bek. f. 1. -i desteklemek, -e arka olmak, -e yardım etmek: Akif´s company is backing this project with five million dollars. Akif´in şirketi bu projeyi beş milyon dolarla destekliyor. 2. geri yürütmek, geri sürmek, geri geri gitmek: I always back my car into the garage. Arabamı garaja hep geri geri sürerim. He backed out of the room. Geri geri çekilerek odadan çıktı. s. 1. arka, arkadaki, arkasındaki; arkaya doğru olan: back door arka kapı. 2. evvelki; eski. z. 1. geri, geriye: He gave the money back. Parayı geri verdi. He went back to the office. Büroya geri döndü. It takes four days to go to Van and back. Van´a gidip dönmek dört gün ister. 2. yine, tekrar: He climbed back up the ladder. Tekrar merdivene tırmandı. When are you going back to see your doctor? Tekrar doktorunla görüşmeye ne zaman gideceksin? "
back
adv.geriye:adj.geri
back
sirt; arka; (futbol) bek; belkemigi; tekne, küçük havuz, eski yerine, eski yerinde, geri; geriye dogru, geriye, arkaya, geride, arkada; uzak, geri; önce; geçmiste, geçmise; geri; yine; karsiliginda, karsilik olarak, arka, arkadaki; (para) önceden borç ola
back
Sırt, arka.