attack
f.
saldırmak, hücum etmek, girişmek, hamle yapmak; tecâvüz etmek; çatmak, eleştirmek, uğraşmak, koyulmak, taarruz etmek; tutulmak, yakalanmak; aşındırmak; dil uzatmak
i.
saldırı, hücum, atak, hamle, koyulma, girişme; çatma, dil uzatma; tutulma, yakalanma; nöbet; kriz
attack
"f. hücum etmek, saldırmak; vurmak, tecavüz etmek. i. 1. saldırı, hücum. 2. nöbet, kriz."
attack
v.saldır:n.kriz,v.saldır:n.saldırı
attack
saldirmak, hücum etmek; basmak; yazi ya da sözlerle saldirmak, aleyhinde konusmak, yazmak; zarar vermek, bozmak; bir seye büyük bir heves ve ilgiyle girismek, yumulmak, saldiri, hücum; (on ile) aleyhte yazi ya da sözler; baslama, baslangiç, girisim; (of i
attack
v.saldır:n.kriz