assume
f.
farzetmek, saymak, sanmak; hükmetmek, taslamak, addetmek; üstüne almak; takınmak; üstlenmek, almak
assume
f. 1. farzetmek, varsaymak: You´re assuming too much where Eralp´s concerned. Eralp´in öyle yapacağını farzetmekle pekâlâ yanılmış olabilirsin. What do we do, assuming it doesn´t burn? Yanmayacağını farzedersek ne yaparız? 2. sanmak, zannetmek. 3. (resmi bir görevi) üstlenmek.
assume
farzet,varsay
assume
gerçek saymak, varsaymak, farz etmek; ele geçirmek, üstlenmek, yerine getirmek; almak, takinmak
ASSUME
Üstüne almak, yüklenmek