angetan
abayı yakmak, bayılmak, aldanmak,...
{
fall for
}
antun
yapmak, etmek; tamamlamak, meydana...
{
do
}
aynen, yukarıda denildiği gibi, keza
{
do
}
oynamak, yapmak, yerine getirmek,...
{
perform
}
yapmak, etmek, yaptırmak, sağlamak; elde...
{
make
}
yaratmak, oluşturmak, yapmak, neden...
{
create
}
davranmak, hareket etmek; oynamak,...
{
act
}
hile yapmak, hileyle elinden almak,...
{
cheat
}
soygun yapmak, soymak, çalmak, zorla...
{
rob
}
angetan
- sein (von) l. (gefallen) bsi begenmek, bsden (cok) dilygulannii; olm. 2. (bezaubert sein) teshir edil- mek; iok sevmek 3. (zu Inf.; daß öd, dazu) yerinde, inünasip oirn.
angetan (von etw. + D)
bir şeyi beğenmek; bir şeyden duygulanmış olmak; yerinde - münasip olmak