anders
değişik olarak, farklı olarak, başka...
{
differently
}
başka, ayrıca, ilaveten; başka türlü,...
{
else
}
yoksa, bunun dışında, başka, başka...
{
otherwise
}
ayrıca, bundan başka, üstelik, bir de,...
{
besides
}
anders
değişik olarak, farklı olarak, başka...
{
differently
}
yoksa, bunun dışında, başka, başka...
{
otherwise
}
başka türlü, başka biçimde, bundan başka
{
other
}
başka, ayrıca, ilaveten; başka türlü,...
{
else
}
başka, öbür, öteki, sonraki, geçen
{
other
}
yakışmayan, benzemez, farklı
{
unlike
}
farklı, başka, değişik; diğer; çeşitli,
{
different
}
yabancı, yabancı uyruklu, uymayan,...
{
alien
}
Anders
anders
baska suretle; baska türlü, baskaca; jemand ~ diger biri; Das können Sie jemand ~ erzählen! l, Baska kapiya müracaati 2. (weismachen) Külähima anlatin! Yuttur- maca yok! niemand ~ benötigen gayre (od. ahare) muhtac olmamak; sich - besinnen fikrini degistirmek; caymak; Er tut es nun einmal nicht ~. Baska türlü yapamaz. Was aber, wenn die Sache ~ ausgeht? Ya, tahminin kof cikarsa ? Wie konnte es "- sein? öyle ya! Er ist ~ als sonst. Halinde bir hosluk var. Wir können so sein, aber (wenn es darauf ankommt) auch ~. Helva demesini de biliriz, halva demesini de. ~ werden tahavvül etm., hallenmek; nicht ~ können (als) (yapmaktan) baska bir sey yapamamak; darda (Dd. caresiz) kalmak; Er ist ganz ~ als ich. Benden cok farklidir.
anders
'andırs
başka türlü