ancak
Babylon Turkish-EnglishDownload this dictionary
ancak
conj. however, on the other hand, but, nevertheless, yet
 
adv. barely, hardly, merely, purely, scarcely
 
adj. only

Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
ancak
bağlaç
 
1 .    "Yalnız, sadece" gibi sınırlama anlatır:
       "Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tulûatçıların arasında bir yer bulabildi."- O. C. Kaygılı.  
2 .    "Olsa olsa", "en çok", "daha çok", "güçlükle" gibi, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösterir.  
3 .    "Lâkin", "ama", "yalnız" gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatır:
       "Bu büyüklük değil, ancak mertçe bir davranıştır."- N. Araz.  
4 .  zarf  En erken:
       "Sinema, ancak saat yarımda bitmişti."- P. Safa.

Turkish>KazakhDownload this dictionary
ancak
ғана (g`ana)
  

Tüm hakki saklıdır
Türkçe - Arnavutça SözlükDownload this dictionary
ancak
1. mezi
2. vetëm, thjesht, mezi
 

www.arnavutcasozluk.com
saja turkish english dictionaryDownload this dictionary
ancak
1. only, solely, merely. 2. just, hardly, barely. 3. but, on the other hand, however. 4. only, not until.


| ancak in English | ancak in French | ancak in Dutch | ancak in German | ancak in Indonesian | ancak in Malay