allein
yalnız, tek başına, kimsesiz
{
alone
}
tek, biricik, ancak, ağırbaşlı,...
{
only
}
yalnız başına, yalnız, tek başına, bir...
{
alone
}
sadece, sade, yalnız, sırf, bir tek,...
{
only
}
kendi kendine, yalnız başına, kendi...
{
by himself
}
allein
l. yalmz. münferit; tek basina; ayn 2. (jedoch) yal- niz, fakat, ancak; sn kadar var ki; ama, läkin, mamafih 3. (einzig) yegane, biricik, mucerrct; einzig n;;d~ l. sirf; ancak ve ancak 2. (aber) fakat; ~ sein (mit) basbasa kal-mak; schon ~ bilc; F.r stellt ganz ~. Kimscsi yok. Wer ~ steht, bekommt den Teufel zum Gefährten. Yalmziann ar-kadasi seytan olur. Spr. j-n ~ lassen l. yalmz basina birakmak; tek koymak 2. (in Ruhe lassen) rahat birak-mak; Ein junges Mädchen kann man nicht mit e-m jun(,e:i Mann -^ lassen. Atesle barut bir arada olmaz. Spr. -•ührigbleiben kuru hasina kalniak Ich bin ~ (d.li. ohne Be- gleitung) hierliergekommen. ßuraya yalmz geldim. ganz ~ kcndi kendine; kendi basina; hodbehot; et. nicht ~ be- Külligen können yalniz ba; edememek; Wohnen Sie dort ganz allein? Orada y.ilmz basimza mi oturuyorsunuzy a;/es ~ machen müssen isi Allaha kalmak; nicht "... sondern auch yainiz degil, aym zamanda da; Er ~ macht mehr Lärm als ... 0 yalniz basina ... den fazia gürültü yaplyor
allein
a'layn
yalnız, tek başına
allein
" yalnız, tek başına; ama, ancak, fakat"
allein
fakat, ama, lakin, ise