al
e, ye, ya, e doğru, göre, karşı
{
to
}
de, da, ye, ya, e, a
{
at
}
de, da, içinde, içine, halinde, olarak,...
{
in
}
üstünde, üzerinde, de, e doğru, yönünde,...
{
on
}
için, göre, amacıyla, doğru, uygun,...
{
for
}
yanında, kenarında, başında, yakınında,...
{
by
}
eliyle, aracılığı ile, vasıtasıyla,...
{
per
}
nin, ın, den, li, yüzünden
{
of
}
sonra, arkasından, den sonra, izleyen,...
{
after
}
Allee (die)
bulvar, ağaçlı yol, iki yanı ağaçlıklı...
{
avenue
}
yol, cadde, karayolu, demiryolu [amer.],...
{
road
}
alle
bütün, tüm, hep, her, saf, katışıksız,...
{
all
}
her, bütün, her bir, her türlü
{
every
}
harcanmış, bitmiş, tükenmiş, bitkin,...
{
used up
}
harcamak, bitirmek, tüketmek
{
use up
}
dışarı koşmak, akmak, sızmak, bitmek,...
{
run out
}
alle
bütün, tüm, hep, her, saf, katışıksız,...
{
all
}
her, bütün, her bir, her türlü
{
every
}
allee
bulvar, ağaçlı yol, iki yanı ağaçlıklı...
{
avenue
}
yol, cadde, karayolu, demiryolu [amer.],...
{
road
}
aller
gitmek; başlamak; girmek; geçmek; uymak,...
{
go
}
hareket etmek, taşınmak, kımıldamak,...
{
move
}
yolculuk etmek, seyahat etmek, dolaşmak,...
{
travel
}
geçmek, geçirmek, aşmak, devretmek,...
{
pass
}
Allee
[die] bulvar
alle
" bütün, tüm; her; hepsi, tümü; bitmiş"