affligé
üzgün, sarsılmış, dertli, tutulmuş,...
{
afflicted
}
tutulmuş, yakalanmış, muzdârip, yaralı,...
{
stricken
}
ıssız, tenha, terkedilmiş; kimsesiz;...
{
desolate
}
üzüntülü, dertli, endişeli, sıkıntılı,...
{
distressed
}
mahzun, üzgün, hüzünlü, üzüntülü, üzücü,...
{
sad
}
affliger
eziyet etmek, acı vermek, üzmek, sarsmak
{
afflict
}
üzmek, incitmek, rencide etmek, mağdur...
{
aggrieve
}
üzmek, hüzünlendirmek, üzülmek
{
sadden
}
affligé
gamlý
affligé
kederli, üzüntülü