across
ed.
karşısında, içinden, ortasından, üstünden; öbür tarafında
zf.
karşıdan karşıya, çapraz, karşıya, genişliğinde
across
edat 1. bir tarafından öbür tarafına: He stretched a rope across the river. Nehrin bir tarafından öbür tarafına bir ip gerdi. 2. karşısında: Serra lives across the street from us. Serra karşımızda oturuyor. z. karşıdan karşıya: Walking across this street is a problem. Bu caddede karşıdan karşıya geçmek bir mesele.
across
boydan boya geç,-i karşıdan karşıya
across
karsidan karsiya, bir yandan bir yana, ortasindan, içinden; çaprazlama, çapraz, bir yanindan öteki yanina; üstünde, üzerinde; öbür yaninda, yakasinda, karsisinda
across
karşıdan karşıya