abweichend
bozuk, kuralsız, düzensiz, düzgün...
{
irregular
}
istisna; olağanüstü, fevkalade; nadir,...
{
exceptional
}
ters, aksi, kötü huylu, sapık, bozuk,...
{
perverse
}
abweichen
sapmak, ayrılmak, yoldan çıkmak,...
{
deviate
}
geçmek, akıp gitmek, bitmek, dolmak,...
{
lapse
}
dışına çıkmak, sapmak; konuyu dağıtmak
{
digress
}
başıboş dolaşmak; konudan sapmak
{
divagate
}
benzememek, farklı olmak; ters düşmek;...
{
differ
}
abweichend
farklı