abrir
açmak, açılmak, açtırmak, başlatmak,...
{
open
}
açmak, kilidini açmak
{
unlock
}
çözmek, gevşetmek, açılmak, çözülmek
{
unfasten
}
kesmek, makasla kesmek, biçmek, budamak;...
{
cut
}
açmak, deşmek, söz açmak, konuşmaya...
{
open up
}
hendek kazmak, suyolu açmak, hendekle...
{
ditch
}
bırakmak (el), açmak (toka)
{
unclasp
}
dalmak; çarpmak; toslamak
{
barge
}
yaymak, dağıtmak; görevlendirmek;...
{
deploy
}
sürüklenmek, sürüklemek, kendini...
{
drift
}
mektubu ücretsiz gitmesi için...
{
frank
}
koparmak, yolmak, yırtmak, kırmak,...
{
rive
}
açmak, sermek, açıklamak, açılmak,...
{
unfold
}
mührünü açmak, açmak, açığa vurmak
{
unseal
}
abrir
açmak, açılmak, açtırmak, başlatmak,...
{
open
}
açmak, deşmek, söz açmak, konuşmaya...
{
open up
}
genişletmek, yaymak, uzatmak, devam...
{
extend
}
keşfetmek, ortaya çıkarmak, bulmak;...
{
discover
}
bırakmak, maruz bırakmak, ortada...
{
expose
}
açmak, sermek, açıklamak, açılmak,...
{
unfold
}
açmak (kangal), açılmak (kangal)
{
uncurl
}
kaçmak, firar etmek, gemi azıya almak,...
{
run away
}
kaçmak, firar etmek, kurtulmak, paçayı...
{
escape
}
keskinleştirmek, sivriltmek, bilemek,...
{
sharpen
}
açmak, yakmak, açmak (radyo vs.),...
{
turn on
}
sürgüsünü açmak
{
unbar
}
açmak, çözmek, sökmek, telâfi etmek,...
{
undo
}
başlamak, koyulmak, yola çıkmak,...
{
start
}
başlamak, girişmek, koyulmak, başlatmak,...
{
begin
}
abri (m)
sığınak, golfte topu engelleyen tümsek...
{
bunker
}
sığınak, barınak, kalacak yer, refüj,...
{
refuge
}
sığınak, barınak, liman
{
haven
}
yuva, kuluçka, iç içe geçen şeyler,...
{
nest
}
ocak, fırın, şömine tabanı, yuva
{
hearth
}
yoksullar yurdu, düşkünler evi,...
{
poorhouse
}
baraka, kulübe, sundurma, ahır, hangar,...
{
shed
}
abri
sýðýnak
abri
[le] barınak, sığınak