Abhalten (das)
saklama, gizleme, saklanma, dayak,...
{
hiding
}
korunma, önleme, engelleme, önlem,...
{
prevention
}
tutma, toprak kiralama, arsa, hisse,...
{
holding
}
abhalten
önüne geçmek, menetmek, önlemek, engel...
{
prevent
}
geciktirmek, engellemek, sekte vurmak,...
{
impede
}
engel olmak, alıkoymak, aksatmak,...
{
hinder
}
gözünü korkutup vazgeçirmek; yıldırmak,...
{
deter
}
tutmak, kavramak, tıkamak, kaldırmak, el...
{
hold
}
yönetmek, idare etmek, yöneltmek,...
{
direct
}
düzenlemek, ayarlamak, yoluna koymak,...
{
arrange
}
kutlamak, anmak; övmek, göklere...
{
celebrate
}
ziyafet vermek, ağırlamak, eğlendirmek,...
{
feast
}
abhalten
l. uzak tutmak 2. (hindern) alıkoymak, mani olm., menetmek, isgal etm. 3. (Parade, Gottesdienst usw.) yaptirmak 4. (Kind) aptesini saglamak 5. (Sitzung) yapmak, akdetmek 6. (Lehrstunde) ders vermek 7. naut. (vom Land) karadan acik kalmak; sahilden ayrilmak; von der Arbeit ~ işinden alıkoymak; V: avara etm.
Abhalten: n (vom Bieten bei Versteigerung) jur. müzayedeye fesat karistirma
abhalten
v. 'aphaltın
uzak tutmak: engel olmak; düzenlemek
abhalten
yapmak, düzenlemek
abhalten (jemanden von)
dat. bni bşden menetmek