abgetragen
yırtık pırtık, paramparça, üstü başı...
{
tattered
}
gitgide zayıflamak, giderek azalmak
{
wear thin
}
çok giyilmiş, köhne, eskimiş, yıpranmış,...
{
worn
}
yorgun, bitkin, bıkkın, tembel, lâstik...
{
tired
}
çok eskimiş, eski püskü, bayat, kabak...
{
threadbare
}
yırtık pırtık, lime lime, kırpık kırpık,...
{
ragged
}
eski püskü, yırtık pırtık, pejmürde,...
{
shabby
}
harcanmış, bitmiş, tükenmiş, bitkin,...
{
used up
}
harcamak, bitirmek, tüketmek
{
use up
}
abtragen
yıpratmak, yormak, yıpranmak, eskimek
{
frazzle
}
yıpratmak, aşındırmak, yıpranmak,...
{
fray
}
gitgide zayıflamak, giderek azalmak
{
wear thin
}
eskitmek, yormak, tüketmek, yorulmak,...
{
wear out
}
yormak, yorulmak; boşalmak, boşaltmak;...
{
exhaust
}
kızdırmak, sinirini bozmak, kurcalamak,...
{
irritate
}
devamlı ısrarla kırmak [fig.], yıpramak,...
{
wear down
}
abtragen
l. taşımak; alip götürmek 2. (Hügel usw.) düzlestirmek, tesviye etm. 3. (Haus) yikmak 4. (Kleider) eskitmek, yipratmak 5. (Schulden) yavas yavas ödemek, sönümlemek, itfa etm. 6. (Speisen) sofra kaldirmak 7. (Festungsanlagen) tiras etm. 8. (Dach) kaldirmak 9. geom. (z.B. Strecke) resmetmek; sich ~ l. (Baum) artik meyva vermemek 2. (Kleider) asmmak, eskimek; cani cikmak; fazla yipranmak; abgetragen havı dökülmüs
abgetragen
'apgıtra:gın
eskimiş, eski püskü
abgetragen
eski püskü, pejmürde
abgetragen
eskimiş-eski püskü