abgenutzt
düz olmayan, engebeli, inişli çıkışlı,...
{
uneven
}
eskimiş, modası geçmiş, çağdışı
{
outworn
}
banal, bayağı; sıradan; basmakalıp
{
banal
}
eskitmek, yormak, tüketmek, yorulmak,...
{
wear out
}
eskimiş, eski püskü, yıpranmış, işi...
{
worn out
}
bayat, eski, köhne, eskiden kalma,...
{
old
}
modası geçmiş, zaman aşımına uğramış,...
{
outdated
}
yırtık pırtık, paramparça, üstü başı...
{
tattered
}
eski püskü, yırtık pırtık, pejmürde,...
{
shabby
}
yırtık pırtık, lime lime, kırpık kırpık,...
{
ragged
}
dükkânda bayatlamış, dükkânda eskimiş
{
shopworn
}
abnutzen
daha uzun dayanmak, eskitmek
{
outwear
}
eskitmek, yormak, tüketmek, yorulmak,...
{
wear out
}
abnützen
eskitmek, yormak, tüketmek, yorulmak,...
{
wear out
}
yavaş yavaş azalmak, eskitmek,...
{
wear off
}
abgenutzt
'apgınutst
eskimiş, yıpranmış