Babylon 10
The world's best online dictionary

Download it's free

açik

Wikipedia English The Free Encyclopedia

Download this dictionary
Açik
Açik is a Turkish name and may refer to:

See more at Wikipedia.org...


© This article uses material from Wikipedia® and is licensed under the GNU Free Documentation License and under the Creative Commons Attribution-ShareAlike License

Wikipedia Deutsch Die freie Enzyklopädie

Download this dictionary
Açik
 
Akin Açik
Akin Açik (* 4. Juli 1993 in Izmir) ist ein türkischer Fußballspieler, der aktuell für Ankara Sekerspor spielt.

Mehr unter Wikipedia.org...


© Dieser Eintrag beinhaltet Material aus Wikipedia und ist lizensiert auf GNU-Lizenz für freie Dokumentation

Büyük Türkçe -KürtçeSözlük 2.0

Download this dictionary
Açık
KURDÎ: Vekirî
  
 
açık
KURDÎ: vekirî, eşkere.
  
 
KURDÎ: wekat
  
 
KURDÎ: vekirî
  
 
KURDÎ: ron
  
 
KURDÎ: rewşen
  
 
KURDÎ: pas
  
 
KURDÎ: kifş
  
 
KURDÎ: eyan
  
 
KURDÎ: eşkere
  
 
KURDÎ: diyar
  
 
KURDÎ: awêne
  
 
açık , belirtilmiş olan doğrulanmış ispatlı
KURDÎ: aşkartî
  
 
açık , * ser wî pas e üstü açık açık , ~ kirin ,
KURDÎ: pas
  
 
açık , * çaya rwîn açık çay
KURDÎ: rwîn
  
 
açık, aleni, aşikar, bariz.
KURDÎ: eşkere
  
 
açık, alenî, belirgin, bariz gözler önünde
KURDÎ: darîçav
  
 
açık, aydın.
KURDÎ: rewşen
  
 
açık, açık seçik, açıkça
KURDÎ: bi aşkera
  
 
açık, açılmış açık , * deriyê vekirî açık kapı açık , * rê vikirî ye yol açık açık , * serê vekirî açık baş açık , * dikana vekirî açık dükkan açık , * kesekî wisa bû ku ji her ramanê re vekirî bû her çeşit düşünceye açık bir kimseydi açık , * keskê vekirî açık yeşil açık, aşîkar, açık seçik, belli açık , * fîlmekî vekirî açık bir fil açık , 1 açık , * çaya vekirî açık çay 1 dekolte, açık * piraniya jinan vekirî bûn kadınların çoğu dekolteydi 1 çözük 1 uçuk , ~ gotin , açık söylemek , ~ li aziyê kabak gibi, hertarafı açık
KURDÎ: vekirî
  
 
açık, açılış
KURDÎ: kusad
  
 
açık, belirgin, bariz görünen şey, göz önünde olan
KURDÎ: berçav
  
 
açık, belli, bariz, belirli. ülke, memleket. görünür.
KURDÎ: diyar
  
 
açık, belli, görünen
KURDÎ: xonê
  
 
açık, besbelli, alenî h göz önünde, görünürde * digel ku gelek pere zêha kiriye, li ber çavan tiştek nîn e para harcadığı halde görünürde bir şey yok
KURDÎ: liberçav
  
 
açık, vazıh
KURDÎ: aşkaftî
  
 
açık, örtüsüz.
KURDÎ: pas
  
 
açık,,aşîkâr , * her karê camêr aşkera ye adamın her işi açıktır açık, apaçık, belli alenî h açık açık * aşkera vegot açık açık anlattı ~ ~ h açık açık , * aşkera aşkera got açık açıksöyledi ~ axaftin , açık açık konuşmak , ~ bûn ayan olmak, belli olmak, bilinir olmak , ~ bûn , gün ışığına çıkmak , , ~ dan der , açığa vurmak ~ gotin 1) açık söylemek 2) üstüne basa basa * li nav meydanê bi aşkera got üstüne basa basa söyledi ~ kirin 1) açıklamak, beyan etmek 2) ifşa etmek , ~ kirin , açıklık getirmek , ~ li ber çavan 1) ayan beyan, besbelli, apaçık 2) ~ el ile , tutulur ~ peyivîn , açık konuşmak û vekirî açık seçik ~ û xuya açık seçik , ~yî xuya kirin açıkça belirtmek
KURDÎ: aşkera
  
 
açık.
KURDÎ: vekirî
  
 
aşikâr, açık, belli , belirgin, belli, besbelli, apaçık, ayan açık , belirtik, sarih mat bilinen ~ bûn aşikâr olmak, ayan olmak, belli olmak
KURDÎ: aşîkar
  
 
belirli aşîkâr, açık, belli, alenî
KURDÎ: penî
  
 
boş , * xanî vala ye, kes tê de tune ev boş, içinde kimse yok boş, şenliksiz, gayri meskûn açık, boş * di kaxiz de cihekî vala nîn e kâğıtta açık yer yok boş, açık , * eger kadroyeke vala hebûya min dê tu bikira kar boş kadro olsaydı seni işe alırdım * kadroya vala tune açık kadro yok boş , kavuk , mec boş, abes, gereksiz mec kuru , * sozên vala kuru vaatler mec boş, kof , mec ölü , * bajarê vala ölü şehir ~ derketin boş çıkmak ~ hiştin boş bırakmak ~ jê derketin eli boş çıkmak ~ man boşta kalmak ~yî , kirin aktarmak, boşaltmak
KURDÎ: vala
  
 
fasih, sarahat , fasih , açık, anlaşılır , * gotina fesîh açık söz net , ~ axaftin , çıtır çıtır konuşmak ~ bûn 1) fasih olmak, anlaşılır olmak billûrlaşmak, netlik kazanmak
KURDÎ: fesîh
  
 
faş, deşifre , açık, belirgin, bariz ~ bûn deşifre olmak ~ kirin faş etmek, deşifre etmek
KURDÎ: azlû
  
 
küşade, açık, açılmış
KURDÎ: kuşade
  
 
KURDÎ: kuşa, kuşad
  
 
sarih, belirli, açık
KURDÎ: wekat
  
 
zahir, açık, belli, aşîkar , görünüş, zevahîr
KURDÎ: zahir
  

Tüm hakları serbesttir

Türkçe Vikipedi

Download this dictionary
Açık
Ahlak ile Dinin İki Kaynağı (1932) adlı yapıtında açık toplum / kapalı toplum ikiliğinden bahseden Henri Bergson'un, bu ikilikten yola çıkarak oluşturduğu ahlak kavramları. Açık ahlak bireysel, evrensel, yenilikçi ve özgürlükçü bir tutumu temsil ederken; kapalı ahlak sosyal sorumlulukları ve muhafazakarlığı ön planda tutar.

Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…


Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Babylon Turkish-English

Download this dictionary
açık
n. shortage, deficient amount, shortfall, deficiency, deficit
 
adv. expressly, in blank, explicitly
 
adj. open, uncovered, wide open, visible, apparent, obvious, bare, clear, unclouded, cloudless, definite, exposed, blank, aboveground, articulate, avowed, broad, candid, categorical, clean cut, clear-cut, confessed, crystal, decided, declared
 
acıkmak
v. get hungry, feel hungry, feel peckish


| açik in English | açik in French | açik in Italian | açik in Dutch | açik in German | açik in Russian | açik in Greek | açik in Turkish | açik in Arabic | açik in Albanian | açik in Farsi