Free Online Dictionary
açik
| Wikipedia English The Free Encyclopedia | Download this dictionary |
Açik
Açik is a Turkish name and may refer to:
- Tutku Açik, Turkish basketball player
| See more at Wikipedia.org... |
© This article uses material from Wikipedia® and is licensed under the GNU Free Documentation License and under the Creative Commons Attribution-ShareAlike License
| Büyük Türkçe -KürtçeSözlük 2.0 | Download this dictionary |
Açık
KURDÎ: Vekirî
açık
KURDÎ: vekirî, eşkere.
KURDÎ: wekat
KURDÎ: vekirî
KURDÎ: ron
KURDÎ: rewşen
KURDÎ: pas
KURDÎ: kifş
KURDÎ: eyan
KURDÎ: eşkere
KURDÎ: diyar
KURDÎ: awêne
açık , belirtilmiş olan doğrulanmış ispatlı
KURDÎ: aşkartî
açık , * ser wî pas e üstü açık açık , ~ kirin ,
KURDÎ: pas
açık , * çaya rwîn açık çay
KURDÎ: rwîn
açık, aleni, aşikar, bariz.
KURDÎ: eşkere
açık, alenî, belirgin, bariz gözler önünde
KURDÎ: darîçav
açık, aydın.
KURDÎ: rewşen
açık, açık seçik, açıkça
KURDÎ: bi aşkera
açık, açılmış açık , * deriyê vekirî açık kapı açık , * rê vikirî ye yol açık açık , * serê vekirî açık baş açık , * dikana vekirî açık dükkan açık , * kesekî wisa bû ku ji her ramanê re vekirî bû her çeşit düşünceye açık bir kimseydi açık , * keskê vekirî açık yeşil açık, aşîkar, açık seçik, belli açık , * fîlmekî vekirî açık bir fil açık , 1 açık , * çaya vekirî açık çay 1 dekolte, açık * piraniya jinan vekirî bûn kadınların çoğu dekolteydi 1 çözük 1 uçuk , ~ gotin , açık söylemek , ~ li aziyê kabak gibi, hertarafı açık
KURDÎ: vekirî
açık, açılış
KURDÎ: kusad
açık, belirgin, bariz görünen şey, göz önünde olan
KURDÎ: berçav
açık, belli, bariz, belirli. ülke, memleket. görünür.
KURDÎ: diyar
açık, belli, görünen
KURDÎ: xonê
açık, besbelli, alenî h göz önünde, görünürde * digel ku gelek pere zêha kiriye, li ber çavan tiştek nîn e para harcadığı halde görünürde bir şey yok
KURDÎ: liberçav
açık, vazıh
KURDÎ: aşkaftî
açık, örtüsüz.
KURDÎ: pas
açık,,aşîkâr , * her karê camêr aşkera ye adamın her işi açıktır açık, apaçık, belli alenî h açık açık * aşkera vegot açık açık anlattı ~ ~ h açık açık , * aşkera aşkera got açık açıksöyledi ~ axaftin , açık açık konuşmak , ~ bûn ayan olmak, belli olmak, bilinir olmak , ~ bûn , gün ışığına çıkmak , , ~ dan der , açığa vurmak ~ gotin 1) açık söylemek 2) üstüne basa basa * li nav meydanê bi aşkera got üstüne basa basa söyledi ~ kirin 1) açıklamak, beyan etmek 2) ifşa etmek , ~ kirin , açıklık getirmek , ~ li ber çavan 1) ayan beyan, besbelli, apaçık 2) ~ el ile , tutulur ~ peyivîn , açık konuşmak û vekirî açık seçik ~ û xuya açık seçik , ~yî xuya kirin açıkça belirtmek
KURDÎ: aşkera
açık.
KURDÎ: vekirî
aşikâr, açık, belli , belirgin, belli, besbelli, apaçık, ayan açık , belirtik, sarih mat bilinen ~ bûn aşikâr olmak, ayan olmak, belli olmak
KURDÎ: aşîkar
belirli aşîkâr, açık, belli, alenî
KURDÎ: penî
boş , * xanî vala ye, kes tê de tune ev boş, içinde kimse yok boş, şenliksiz, gayri meskûn açık, boş * di kaxiz de cihekî vala nîn e kâğıtta açık yer yok boş, açık , * eger kadroyeke vala hebûya min dê tu bikira kar boş kadro olsaydı seni işe alırdım * kadroya vala tune açık kadro yok boş , kavuk , mec boş, abes, gereksiz mec kuru , * sozên vala kuru vaatler mec boş, kof , mec ölü , * bajarê vala ölü şehir ~ derketin boş çıkmak ~ hiştin boş bırakmak ~ jê derketin eli boş çıkmak ~ man boşta kalmak ~yî , kirin aktarmak, boşaltmak
KURDÎ: vala
fasih, sarahat , fasih , açık, anlaşılır , * gotina fesîh açık söz net , ~ axaftin , çıtır çıtır konuşmak ~ bûn 1) fasih olmak, anlaşılır olmak billûrlaşmak, netlik kazanmak
KURDÎ: fesîh
faş, deşifre , açık, belirgin, bariz ~ bûn deşifre olmak ~ kirin faş etmek, deşifre etmek
KURDÎ: azlû
küşade, açık, açılmış
KURDÎ: kuşade
KURDÎ: kuşa, kuşad
sarih, belirli, açık
KURDÎ: wekat
zahir, açık, belli, aşîkar , görünüş, zevahîr
KURDÎ: zahir
Tüm hakları serbesttir
| Türkçe Vikipedi | Download this dictionary |
Açık
Ahlak ile Dinin İki Kaynağı (1932) adlı yapıtında açık toplum / kapalı toplum ikiliğinden bahseden Henri Bergson'un, bu ikilikten yola çıkarak oluşturduğu ahlak kavramları. Açık ahlak bireysel, evrensel, yenilikçi ve özgürlükçü bir tutumu temsil ederken; kapalı ahlak sosyal sorumlulukları ve muhafazakarlığı ön planda tutar.
| Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin… |
Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.
| Babylon Turkish-English | Download this dictionary |
açık
n.
shortage, deficient amount, shortfall, deficiency, deficit
adv.
expressly, in blank, explicitly
adj.
open, uncovered, wide open, visible, apparent, obvious, bare, clear, unclouded, cloudless, definite, exposed, blank, aboveground, articulate, avowed, broad, candid, categorical, clean cut, clear-cut, confessed, crystal, decided, declared
acıkmak
v.
get hungry, feel hungry, feel peckish
| turkish 2 persian sozluk | Download this dictionary |
açık
بی تردید.
بدون ابهام.
اشکار.
بیرونی.
باز.
صریح.
کمبود.
واضح.
ماهر در صحبت.
| açik in English | açik in French | açik in Italian | açik in Dutch | açik in German | açik in Russian | açik in Greek | açik in Turkish | açik in Arabic | açik in Albanian | açik in Farsi
You think you have ethics...
Take the survey NOW!
