Tarih
Araştırma alanı olarak, tarih insan kayıtlarına, yazılı ya da sözlü kaynaklara dayanır. Tarihi bilgi, geçmişteki olaylara ilişkin bilinenlerin, tarihe ilişkin güncel düşünce çerçevesiyle yorumlanmasıyla oluşur. Tarih kelimesinin Batı dillerindeki tüm karşılıkları Grekçe istoria, istorien sözcüğünden gelmektedir. (Latince: his-toria, İtalyanca: storia, Fransızca: histo-rie, İngilizce: history, Almanca: Histo-rie).
İyonya lehçesinde bildirme, haber alma yoluyla bilgi edinme anlamlarında kullanılan kelime, Attika lehçesinde görerek, tanık olarak bilme anlamlarının yanı sıra çok daha geniş bir anlam içeriğiyle fizik, coğrafya, astronomi, bitki ve hayvan bilgisi ve hatta giderek doğa bilgisini kapsayacak şekilde kullanılmıştır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
tarih
isim (ta:rih) Arapça t¥r³¬
1 . Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün.
2 . Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim:
"Milletler tarihte fatihlerden fazla adillere bağlıdırlar."- F. R. Atay.
"Tarihin bir tekerrür olduğu düsturunu da bu cümleler arasında görüyorum."- H. C. Yalçın.
3 . Evrensel tarihin herhangi bir bölümünü ele alan anlatı.
4 . Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı:
"Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın!"- R. H. Karay.
5 . Tarih kitabı.
6 . Tarih dersi:
"Beş senedir tarih okuttuğum için birçok kitapları gözden geçirmeğe mecbur oldum."- Ö. Seyfettin.
"Ertesi gün, tarih imtihanı vardı."- Y. Z. Ortaç.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
tarih atmak (veya koymak)
tarih düşürmek
tarihe geçmek
tarihe karışmak
Birleşik Sözler
tarih öncesi
tarih yanılgısı
tarih yazarı
milâdî tarih
mücevher tarih
tarih
rekishi
Tarih
İşe yaramaz diye bir kenara atılmış nesne.
tarih
тарих (tarix)
Tüm hakki saklıdır