tap
f.
tıklatmak, hafifçe dokunmak, hafifçe vurmak, tıkırdatmak, pençe vurmak (ayakkabı), step dansı yapmak, musluk takmak, musluğu açmak, tıpa takmak, suyunu akıtmak, para sızdırmak, kaçak hat çekmek, bağlantı kurmak [elek.]
i.
hafif vuruş, tıklatma, tıkırtı, pıtırtı, musluk, çeşme, yat borusu, pençe (ayakkabı), fıçıdan doldurulmuş içki, fıçı (içki), bar, bağlantı [elek.], vücutta biriken suyu alma
taps
i., çoğ., ask. yat borusu.
TAPS
CENAZE SAYGI BORUSU:Cenaze merasimlerinde son saygı nişanesi olarak çalınan boru işareti.
Taps
m F mese büken; dag ayisi; (als Schi. a.) aycı