Taştir
Taştir, bir
gazelde her beytin iki mısrasının arasına iki veya üç mısra ekleyerek manzume meydana getirmektir.
Divan edebiyatı nazım şeklidir. Kelime, Arapça "bir şeyin yarısı, iki cüzünden bir cüzü" anlamındaki şatr kökünden gelir. Taştirde, aynı vezin ve kafiyede, araya iki mısra girerse terb-i mutarraf, üç mısra girerse tahmis-i mutarraf olur. Edebiyatımızda XVIII. yüzyıldan sonra örnekleri görülen taştir çok az kullanılan bir şekildir. En çok Halveti şeyhlerinden Aydi Baba yazmıştır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
Bengü-taş
tastir
isim Arapça tasµ³r
Yazı yazma, satır dizme.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
tastir etmek
tas
isim Arapça µ¥s
1 . Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.den yapılmış kap.
2 . sıfat Bir tasın alacağı miktarda olan.
3 . Başa giyilen metal koruyucu:
"Tulumbacılar yangınlarda başlarına kalaylı taslar giyerler."- S. Birsel.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
tas gibi
tası tarağı toplamak
Birleşik Sözler
tas kebabı
tas tas
taş
isim
1 . Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde.
2 . Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme:
"Ertesi günü kaldırıp Karacaahmet'e gömdüler, bir taş diken olmadı."- M. Ş. Esendal.
3 . Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme:
"Tophane yukarılarında taştan bir binada oturuyordu."- S. F. Abasıyanık.
4 . Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli taş.
5 . Dama, domino gibi oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri.
6 . Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde.
7 . jeoloji Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça.
8 . mecaz Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz, tariz.
9 . sıfat Taştan yapılmış, taştan oluşmuş.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
taşa çekmek
taş atmak
taş attın da kolun mu yoruldu? (veya taş atıp kolu yorulmak)
taşa tutmak
taş çatlasa
taş çıkarmak
(birine) taş çıkartmak
taş düşürmek
taş gibi
taşı gediğine koymak
taşı ölçeyim
taşı sıksa suyunu çıkarır
taş kesilmek
taş kırdırmak
taş koymak
taş sürmek
taş taş üstünde bırakmamak
taş yağar kıyamet koparken
taş yerinde
Birleşik Sözler
taş arabası
taş bademi
taş balığı
taş baskı
taş basmacı
taş basması
taş bebek
taş bilimi
taş bina
taş böceği
taş devri
taş dolgu
taş döşeme
taş ekmek
taş iliği
taş kalpli
taş kalplilik
taş kömürü
taş küre
taş levreği
taş mantarı
taş nanesi
taş ocağı
taş pamuğu
taş pudra
taş sarımsağı
taş tahta
taş toprak
taş yağı
taş yuvarı
taş yürekli
taş yüreklilik
Tastir
(Satr. dan) Yazı yazma. Satırlar meydana getirme.
tastir
yazı yazıp satırlar oluşturma.
Tas
(C.: Atvâs) Meşhur bir kabın adı. Tas.