Taşlama, bir kimsenin kusurlarını, gülünç taraflarını alaylı bir dille ortaya koyan şiirdir. Divan şiirlerinin hicviyelerine karşılık halk şairleri, şahıslara karşı duydukları nefret ve kinleri, yermek istedikleri kimseleri taşlamalarının okuna hedef tutmuşlardır. Âşık edebiyatımızda zengin bir taşlama geleneği vardır. Örneğin Sefil Selimî’nin bu yönü kuvvetlidir. Ev halkını şöyle taşlıyor: Emmim yemez içmez, mala ot vermez;Ahır güpürdetir sus da seyir et.
Halamın ineği kısır süt vermez,
Kirpik kipirtedir sus da seyir et.
Dayım ava gider vurur zurbayı,
Tıka basa doldurur torbayı,
Kaşıklar, yudumlar ayran çorbayı,
Dudak şapırdatır sus da seyir et.
İş görmeyip yatar iki oğlan kız,
Biri yatağına etmiyor mu bız,
Ne söylersin söyle ona gelir vız,
Parmak kıpırdatır sus da seyir et.
Avrat vurdum duymaz neme gerek der,
On günlük lavaşı bir lokmada yer,
Öğlen sonu kalkar, demez mi ki er,
Ayak tapırdatır sus da seyir et.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…