tek (m)
tik ağacı, hint meşesi
{
teak
}
TEK
tek (I)
sıfat
1 . Eşi olmayan, biricik, yegâne:
"Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir."- Y. Z. Ortaç.
2 . Yalnız, yalnızca, salt, sadece.
3 . matematik İki ile bölünemeyen (sayı).
4 . isim Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri:
"Araba atlarının teki hastalanmış: "Dirseği hafifçe dizime dokunuyor ve bir saçı, bir tek tel saçı kaşının ucuna sürünüyordu."- M. Ş. Esendal.
5 . isim Bir kadeh içki.
6 . zarf Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
7 . mecaz Hiç, hiçbir:
"Tek kelime konuşmadan, bu yokuşu indik."- R. H. Karay.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
tek bir
tek dalmak
tek elden
tek kürekle mehtaba çıkmak
Birleşik Sözler
tek adam
tek adam gösterisi
tek anlamlı
tek anlamlılık
tek başına
tekbenci
tekbencilik
tek biçim
tek çekirdekli
tek çekirdekliler
tek çenekli
tek çenekliler
tek çeneklilik
tek delikliler
tekdüze
tekdüzelik
tek erkçi
tek erkçilik
tek erklik
tek eşli
tek eşlilik
tek evli
tek evlilik
tek fazlı
tek heceli
tek heceli dil
tek hücreli
tek kişilik
tek liste
tek örnek
tek parmaklılar
tek partili
tek pas
tek renkli
tek sayı
tek seçici
tek sesli
tek seslilik
tek tanrıcı
tek tanrıcılık
tek taraflı
tek tek
tek tırnak işareti
tek tük
tek yanlı
tek yönlü
tek yumurta ikizi
tek (II)
sıfat
Sessiz, hareketsiz, uslu.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
tek durmak
tek durmamak
Körler memleketinde tek gözlü kraldır
kötüler içinde, daha az kötü olan makbul sayılır, insanların değeri çevresindekilere göre ölçülür.
(c) http://isimlerimiz.blogspot.com
tek
shinguru, hitori-zutsu