Stahl (der)
çelik, çelik eşya, çelik korse şeridi
{
steel
}
stehlen
çalmak, aşırmak, hırsızlama yapmak,...
{
steal
}
soygun yapmak, soymak, çalmak, zorla...
{
rob
}
çalmak, hırsızlık yapmak
{
thieve
}
aşırmak, yürütmek, çalıntı yapmak, eser...
{
purloin
}
cebe indirmek, cebe koymak, cebe atmak,...
{
pocket
}
stählen
sertleşmek, zorluklara alışmak,...
{
toughen
}
sertleştirmek, duygusuzlaştırmak,...
{
harden
}
Stahl
m l. celik 2. ßg. mst. poet. kilic, bicak, nester Qartig celik gibi; celige benzer -bad n l. celik banyosu 2. (Badeort) celik sulan bulunan kaplica -bau m celik yapi -beton m celikli beton °blau celik mavisi -blech ncelik sa
Stahl
[der] çelik
stahl
stehlen stiehlt stähle hat gestohlen DA çalmak