sad
s.
mahzun, üzgün, hüzünlü, üzüntülü, üzücü, acı, acılı, acıklı, hazin, adam olmaz, iflah olmaz, kasvetli, iç karartıcı, koyu, hamur olmuş
Şad
Sad Suresi
Sad Suresi (
Arapça: سورة ص )
Kur'an-ı Kerim'in 38. suresi.
Mekke döneminde inmiştir. 88 ayettir. Sure, adını birinci ayetteki “
Sad” harfinden almıştır. Surede başlıca,
Allah’ın birliği, müşriklerin inkarları ve sapıklıkları sebebiyle azabı hak etmiş oldukları, Davud, Süleyman, Eyyüp, İbrahim, İshak, İsmail, el-Yesa’ ve Zülkifl peygamberlerin kıssaları, Davut peygamber’in hakemliği ve
Muhammed'in temel görevi konu edilmektedir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
sad
s. 1. kederli, üzgün: sad person kederli kimse. 2. üzücü, acıklı: sad news üzücü haber. 3. çok kötü: a sad state of affairs çok kötü bir durum. 4. donuk (renk).
sad
üzgün
sad
üzgün, üzüntülü, kederli, hüzünlü; acinacak, hazin, acikli, üzücü