parti
i.
eş [fr.]
Parti
parti (I)
isim Fransızca parti
1 . Ortak düşünce ve görüşteki kişilerin oluşturdukları siyasi topluluk, fırka:
"Seçmenler yeni güç santrallerinin doğayı bozacağını düşündükleri için karşı partiyi tutmuşlar."- H. Taner.
2 . İnsan topluluğu.
parti (II)
Fransızca partie
1 . Bir bütünün parçası, kısım:
"Yedi sekiz balyalık bir partiden bir buçuk, iki kilo tütün yürütüyordu."- N. Cumalı.
2 . Bazı oyunlarda bir kez:
"Öğle sonları birkaç parti tavla oynamaktan hiç vazgeçmiyorduk."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bir kişi, bir kuruluş veya bir topluluğun, çoğu belli bir şeyi kutlama amacıyla düzenledikleri eğlence:
"Gece partileri için arkadaşlarını buldu mu, artık dünya istediği gibi dönsün, umurunda olmazdı."- A. Ş. Hisar.
"Gülümhan'ın partisinde tanışır gibi olmuştuk."- A. İlhan.
4 . mecaz Çok ucuza elde edilen şey, kelepir.
5 . mecaz Vurgun, kazanç:
"Kazanmakta olduğu partinin güme gitmesinden korkan terlikçi İhsan..."- H. Taner.
6 . müzik Armoniyi oluşturan ezgilerden her biri.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
parti çevirmek
parti vermek
partiyi kaybetmek
partiyi vurmak
parti
"[le] parti; taraf; karar; yarar; evlenecek kimse "
parti
paatii