Panik (die)
korku, dehşet, ürkme, korkunç tip,...
{
fright
}
panik, telaş, çok komik şey [amer.],...
{
panic
}
alârm, tehlike işareti, telaş; korku,...
{
alarm
}
dehşet, korku, umutsuzluk, bunalım
{
dismay
}
korku, ani korku, ödü patlama, ürkme
{
scare
}
Panik
Panik, had, aşırı ve normalin dışına taşmış
korku hali. Aniden başlayan otonom (Sempatik-Parasempatik) sinir sistemi aktivitesiyle birlikte baş dönmesi, çarpıntı, titreme, sararma, terleme, kusma, idrar yapma ve dışkılama arzusu söz konusudur. Ani başlayan nöbetin süresi genellikle sınırlı olmakla birlikte, birkaç dakikadan birkaç saate kadar sürebilir. Bu süre içinde kontrollü zihni faaliyet imkansızdır ve panik olan gayesizce dolaşır durur. Şahsiyetini kaybetmiş gibidir ve gerçekleri değerlendirme kabiliyeti kalmamıştır. Nöbet, panik olanı takatsiz bırakır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
panik
isim Fransızca panique Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
paniğe kapılmak
paniğe vermek
panik olmak
panik yaratmak
Birleşik Sözler
panikatak
Panik
teläs, panik, bozgun, bozuntu, inhizam; e-e ^ verursachen panik cikarmak; ortali^i teläsa (korku ve dehsete, atese) vermek; in ^ geraten panik vermek; Es brach e-e ~ aus. Ortaligi bir telästir aldi. 2artig kahkari, bozgunlu; panik seklinde -gerücht n: Verbreiter m von -en teläsci, panikci
Panik
[die] panik