meet
f.
görüşme yapmak, karşılaşmak, rastlamak, toplanmak, bulmak, tanışmak, görüşmek, buluşmak, karşılamak, kavuşmak, başına gelmek, uğramak, yerine getirmek
met
f., bak. meet.
met
o_h.buluş+e.karşılaş
met (I)
isim, coğrafya Arapça medd
Gelgit olayında denizin kabarması:
"Bir met zamanı gökyüzü kurşunla örtülü / Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi."- Y. K. Beyatlı.
met (II)
isim
1 . Çelik çomak oyununda kullanılan değnek parçası.
2 . Bu oyunda kullanılan, 10-15 cm uzunluğundaki değnek.
Met
m fr. baldan yapilan alkolik icki