manchar
kirletmek, pisletmek, lekelemek,...
{
dirty
}
bulaştırmak, is olmak, kara olmak,...
{
smudge
}
karıştırmak, bozmak, kirletmek, tıkamak,...
{
foul
}
bozmak, lekelemek, hastalık bulaştırmak,...
{
taint
}
kirletmek, pisletmek, lekelemek
{
befoul
}
kirletmek, pisletmek, lekelemek;...
{
besmirch
}
bozmak, güzelliğini bozmak, lekelemek,...
{
blemish
}
lekelemek, lekelenmek
{
blotch
}
benek yapmak, beneklemek, lekelemek
{
speckle
}
lekelemek, beneklemek
{
fleck
}
kirletmek, bozmak, çevreyi kirletmek,...
{
pollute
}
lekelemek, kirletmek
{
smirch
}
kirletmek, pisletmek, lekelemek, leke...
{
soil
}
manchar
benek yapmak, lekelemek, nokta yapmak,...
{
spot
}
işaretlemek, damgalamak, çizmek, not...
{
mark
}
kirletmek, pisletmek, lekelemek, leke...
{
soil
}
kirletmek, pisletmek, lekelemek,...
{
dirty
}
bulaştırmak, lekelemek, kirletmek,...
{
smear
}
bulaştırmak, is olmak, kara olmak,...
{
smudge
}
manche (f)
daire, halka, çember, tur, yuvarlak şey,...
{
round
}
koşu, koşma, yarış, sefer, seyir,...
{
run
}
el, parti, yardım, pay, parmak, ustalık,...
{
hand
}
manco
sol, artık, soldaki
{
left
}
manche (manch)
bazı, kimi, bazısı, kimisi, bazıları,...
{
some
}
manche (f)
kol (giysi), yen, kol, kol düzeni, ek...
{
sleeve
}
kol; dal, şube, pazı; güç, otorite;...
{
arm
}
sap, bıçak sapı, kabza (kılıç)
{
haft
}
sap, kulp, kol, kabza, vesile, tutacak,...
{
handle
}