level
s.
düz, yatay, aynı seviyede, ölçülü, dengeli, seviyeli, makul, mantıklı, akılcı, namuslu, dürüst
f.
düzeltmek, düzleştirmek, yıkmak, yerle bir etmek, eşitlemek, dengelemek, yöneltmek, hedef almak, nişan almak
i.
düzlük, düzey, seviye, hiza, su terazisi, düzeç, zemin
LEVEL (dergi)
Tarihçe LEVEL Türkiye ilk olarak
Çek Cumhuriyeti’nde yayınlanmaya başlayan LEVEL Dergisi’nin
Türkiye şubesi olarak yayın hayatına başlamıştır. 1997 senesinde Vogel Burda Yayıncılık tarafından kurulan dergi, 2007 yılının Şubat ayında 10. yılını kutlamıştır. 2007 yılının Eylül ayında Vogel Burda Yayıncılık’ın kapanması üzerine derginin lisans hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş'ne geçmiştir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
level
i. 1. düzey, seviye. 2. düzeç, kabarcıklı düzeç, su terazisi. 3. düzlük, düz yer. s. 1. düzlem, yatay. 2. hemzemin, bir seviyede olan. 3. ölçülü, dengeli. f. (--ed/--led, --ing/--ling) 1. düzeltmek, düzlemek. 2. yıkmak, yerle bir etmek. 3. eşit düzeye getirmek. 4. with k. dili -e doğruyu söylemek.
level
düzey,v.aynı seviyeye getir:n.düzey
level
yüzey, yatay yüzey; düzlük, düz yer; düzey, seviye; derece, ölçü; su terazisi, tesviye ruhu; tesviye aleti, düzeç,düz; ayni düzeyde, ayni hizada, bir seviyede; seviyeli, dengeli, düzgün, düzlestirmek, düzeltmek, tesviye etmek; yikmak, yerle bir etmek