Kultur (die)
kültür, medeniyet, medenilik; üretme,...
{
culture
}
arıtma, tasfiye, geliştirme, düzeltme,...
{
refinement
}
Kültür
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, kültür (ekin, eski dilde hars) kavramının tanımı şu şekildedir: Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
Kül
Kül, yanmış
organik maddelerden geri kalan atığa verilen genel isimdir.
Maddeleri oluşturan yapı taşlarının yüksek ısıya maruz kalmaları sonucu oluşturdukları grimsi toz şeklinde görülen bir maddedir. Yakılan maddenin ne olduğuna bağlı olarak külün rengi, görüntüsü, kokusu değişebilir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
kültür
isim Fransızca culture
1 . Tarihî, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddî ve manevî değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin:
"Harf inkılâbı, Türk kültür inkılâbının temelidir."- E. İ. Benice.
2 . Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü:
"Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."- S. Birsel.
3 . Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.
4 . Bireyin kazandığı bilgi.
5 . biyoloji Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.
6 . Tarım.
Birleşik Sözler
kültür akımı
kültür balıkçılığı
kültür bitkileri
kültür çevresi
kültüre alma
kültürfizik
kültür göçü
kültür mantarı
kültür merkezi
kültür sarayı
kültür sitesi
kültür varlıkları
kul
isim
1 . Tanrı'ya göre insan.
2 . Yabancı ülkelerden tutsak olarak getirilen ve alınıp satılabilen köle veya karavaş:
"Kendisi kabilenin beyinin kullarından birinin kızıydı. Ve beyler yalnız kendi kullarını değil, kullarının evlâdını da satabilirlerdi."- H. E. Adıvar.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
kula kul olmak
(birine) kul köle (veya kul kurban) olmak
(bir şeye) kul olmak
kul sıkışmayınca (veya daralmayınca, bunalmayınca) Hızır yetişmez
kulunuz
Birleşik Sözler
kul cinsi
kul hakkı
kul kâhyası
kul kethüdası
kul oğlanı
kuloğlu
kul taksimi
kul yapısı
kül (I)
isim
Yanan şeylerden arta kalan toz madde:
"Ocağın külleri üstünde duran tenceredeki fasulyeyi bitirdiler."- M. Ş. Esendal.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
kül bağlamak
kül etmek
kül gibi
(yüzü, rengi veya beti benzi) kül kesilmek
kül olmak
kül ufak olmak
külünü savurmak
kül yemek (veya yutmak)
Birleşik Sözler
külbastı
kül çöreği
küldöken
külkedisi
kül rengi
kül tablası
külyutmaz
kül (II)
isim, eskimiş Arapça kull
Bütün, tüm:
"Bir asırdan beri şiirimizi bir kül olarak göz önüne getirince bu misal canlanmaz mı?"- Y. K. Beyatlı.
plate culture
1. Suni bir ortamda mikroorganizmaların yetiştirilmesi.
2. Bu şekilde üretilen bir grup mikroorganizma. Karışık- çeşitli değişik tür mikroorganizmaları içeren bir kültür. ( mixed culture ) saf- tek tük mikroorganizma içeren kültür. ( pure culture ) saplam
Kultur
/ l. (Anbau) isleme, ziraat, tanm 2. medeniyet, uyarlik, hars, kültür; -en anlegen (z.B. von Bakterien) kültür yapmak 2ell medent, kültürel, kültürlü -flim m ögretici (od. dokümanter) filim -geschichte / medeniyet (od. kültür) tarihi -kämpf m hist. Bismarck ile Katolik Kilisesi arasindaki dini-siyast mücadele -land n l. (bebautes) islenmis arazi 2. (mit alter Kultur) medent memleket -losigkeit / bedevilik -mensch m medent, uygar -stufe / medeniyet seviyesi; primitive ^ yabaml-lik, yabanilik, iptidatlik, iptidai insanlik