ihtiyat
n.
reserve, precaution, spare, backlog, wariness, cautiousness, caution, deliberation, discretion, Providence, prudence, vigilance, reserve service
ihtiyat
"caution, prudence, precaution; reserve"
ihtiyat
isim (-ya:tı) Arapça i§tiy¥µ
1 . Herhangi bir konuda ileriyi düşünerek ölçülü davranma, sakınma:
"İhtiyatla, yan duvara tutunarak son basamağa vardığını yukarıdan gördüm."- R. H. Karay.
2 . Gereğinden fazla olup saklanan, yedek:
"Tüpte kalan iki üç taneyi de yol ihtiyatı olarak zorla kendisine kabul ettirdim."- R. N. Güntekin.
3 . askerlik Savaş sırasında harekâtın gelişmesine etkide bulunmak için her an savaşa girebilecek biçimde hazır bulundurulan birliklere verilen ad:
"İhtiyat kuvvetlerinin hemen oraya gönderilmesini istedi."- F. R. Atay.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
ihtiyat kaydı ile
Birleşik Sözler
ihtiyat akçesi
ihtiyat
ilerisini düşünerek davranma.
İhtiyat
Sakınmak. İşleri iyi düşünmek. Tedbirlilik. İşlerde basiret üzere bulunmak. Yedek.
ihtiyat
araphr: عِنَايَة
arap: عناية
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: حَوْطَة
arap: حوطة
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: تَوَقٍّ
arap: توق
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: تَدْبِير
arap: تدبير
turk: ihtiyat
turan: Ölçülü davranma.
araphr: تَدَبُّر
arap: تدبر
turk: ihtiyat
turan: Ölçülü davranma.
araphr: تَحَوُّط
arap: تحوط
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: اِعْتِناء
arap: اعتناء
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: اِحْتِيَاط
arap: احتياط
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: اِحْتِرَاس
arap: احتراس
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: اِحْتِرَاز
arap: احتراز
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
araphr: اِتِّقاء
arap: اتقاء
turk: ihtiyat
turan: Yedek.
yahsi sozlukten alinmistir. Nurullah babylona ekledi