Günah
Günah (
Farsça: گناه Gonāh), genellikle
dini bağlamda kullanılan bir terimdir. Tanrı açıkladığı standartlara ve emirlere karşı yapılan bilinçli ihmalkarlık veya inkar olarak da tanımlanabilir. Günümüz Türkçesinde ise
Tanrının (İslam'da ise
Allah) arzu ve emirlerine uygunsuz her şeyi tanımlamak için kullanılır.
İbrahimi dinler de dahil olmak üzere, birçok farklı inanç ve
felsefede, dini nitelik taşısın taşımasın, günah
kavramı mevcuttur.
Türkçe'de bu kavram için kullanılan günah sözcüğü
Farsça kökenlidir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
günah
n.
sin, fault, evil, wrongdoing, iniquity, transgression, trespass
adj.
sinful
günah
"sin, transgression, trespass; fault, blame"
günah
isim (-na:hı) Farsça gun¥h
1 . Dince suç sayılan iş veya davranış:
"Bunu yapan günün birinde er geç bu günahın kefaretini ödeyecektir."- H. Taner.
2 . Acımaya yol açacak kötü davranış, yazık.
3 . (bazı deyimlerde) Sorumluluk, vebal.
4 . Kabahat, hafif suç:
"Bütün kusurları, günahları, kibar, asil bir güzellik şeklinde görülür."- M. Yesarî.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
günaha girmek
günaha sokmak
günah benden gitti (veya gitsin)
günah çıkarmak
günahı kadar sevmemek
(birinin) günahına girmek (veya günahını almak)
(birinin) günahını çekmek
günahını vermez
günahı (veya vebali) boynuna
günah işlemek
günah olmak
Birleşik Sözler
günah keçisi
yazık günah
Günah
f. Cezayı gerektiren amel. Dine aykırı iş. Allah'ın emirlerine uymayan hareket. (Bak: Kebâir-Cünha)(Evet günah kalbe işleyip siyahlandıra siyahlandıra tâ nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse kurt değil belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor. Meselâ: Utandıracak bir günahı gizli işliyen bir adam, başkasının ıttılaından çok hicab ettiği zaman melâike ve ruhaniyatın vücudu ona çok ağır geliyor. Küçük bir emare ile onları inkâr etmek arzu ediyor. L.)
günâh
dince suç olan şey.