Gänze
German - TurkishDownload this dictionary
Ganze (das)
tüm, toplam { whole }
tüm, bütün, bütünlük, tam tutulma [ast.] { totality }
tamlık, bütünlük { completeness }
bütünlük, tamlık, tüm { entirety }
 
ganz
toplam, tüm, bütün, toptan, hepten { total }
bütün, tam, tüm; saf, katışıksız, iğdiş... { entire }
bütün, toplu, tüm, tam, sağlam,... { whole }
tam, tamam, tamamı, eksiksiz,... { complete }
dolu, tam, tok, etine dolgun, balıketi,... { full }
dokunulmamış, el değmemiş, bozulmamış,... { intact }
bütünü oluşturan, tek parça,... { integral }
bölünmemiş, bütün, tüm, pay edilmemiş { undivided }
tam, doğru dürüst, uygun, terbiyeli,... { proper }
adil, haklı, insaflı, yerinde, tam,... { just }
uyan, uygun, münasip, yerinde, elverişli { suitable }

German Turkish Buyuk SozlukDownload this dictionary
Gänze
zur ~ tamamen, tamamiyle. büsbütün Ganze n bsin bütünü (küllü; heyeti mecmuasi); top(lu)luk; o/s -s kül halinde; als -s betrachtet heyeti umumiyesi itibariyle; umumiyet itibariyle; mecmuan; im Rahmen des -n umumi cerceve dahilinde; zu e-m einheitlichen -n werden teklesmek, kütlelesmek; Er sprach über das Gesetz als -s. Kanunun heyeti umumiyesi hakkinda konu§tu. -fa-brikat n tarn mamul esya -heit / bütünlük, tamamiyet, külliyet -lederband m bütün mesin kapli eilt

Nebiyan German TurkishDownload this dictionary
Ganze
n. s. 'gantsı
tamamı, tümü


| Gänze in English | Gänze in French | Gänze in Italian | Gänze in Dutch | Gänze in Portuguese | Gänze in German | Gänze in Russian | Gänze in Arabic | Gänze in Polish | Gänze in Croatian | Gänze in Serbian | Gänze in Bulgarian | Gänze in Danish | Gänze in Farsi | Gänze in Vietnamese