Canlılar
Canlılar; çevreye uyum sağlama, üreme, kalıtım gibi ortak özelliklere sahip doğal varlıklar grubunun üyesi. Canlılar, "yaşam" denilen ve nasıl oluştuğu hâlâ çözülemeyen gizin temel öğeleridir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
Çan
Çan, Çanakkale
canlı
sıfat
1 . Canı olan, diri, yaşayan:
"Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı."- N. Cumalı.
2 . Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu:
"Recep çok canlı bir adamdı."- S. F. Abasıyanık.
3 . isim Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
4 . isim Canlı yayın.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
... canlısı
Birleşik Sözler
canlı canlı
canlı cenaze
canlı model
canlı müzik
canlı özdekçilik
canlı resim
canlı yayın
ağırcanlı
capcanlı
dokuz canlı
etli canlı
iki canlı
it canlı
kanlı canlı
pek canlı
tez canlı
yedi canlı
can
isim Farsça c¥n
1 . İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağladığına ve ölümle vücuttan ayrıldığına inanılan madde dışı varlık:
"Can çıkmayınca huy çıkmaz."- Atasözü.
2 . Yaşama, hayat:
"Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım."- R. N. Güntekin.
3 . Güç, dirilik:
"Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu."- M. Ş. Esendal.
4 . Kişi, birey:
"Benimle beraber dört canız ."- F. R. Atay.
5 . İnsanın kendi varlığı, özü:
"Ne denir, canımız ne mertebe insan olsa mayamız, maddemiz hayvan..."- R. N. Güntekin.
6 . Gönül:
"Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade."- Karacaoğlan.
7 . Bektaşilik ve Mevlevîlikte tarikat kardeşi.
8 . Yakınlık duygusu belirten bir seslenme sözü:
"Canlar, dedi Gamsız Reis, açık olsun bahtınız."- E. B. Koryürek.
9 . sıfat Çok içten, sevimli, sevilen, şirin:
"Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi."- T. Buğra.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
cana can katmak
cana kıymak
can alacak nokta (veya yer)
can alıp can vermek
cana minnet saymak (veya bilmek)
can atmak
can başına sıçramak
can baş üstüne
can bayılmak
can beslemek
can boğazdan gelir (veya geçer)
can borcunu ödemek
can bulmak
can cana, baş başa
can cümleden aziz
can çekişmek
can çekişmektense ölmek yeğdir
can çıkmayınca (veya çıkmadan) huy çıkmaz
candan geçmek
(bir şeye) can dayanmamak
can derdinde olmak
can derdine düşmek
can gelmek
canı acımak
canı ağzına (veya boğazına) gelmek
canı burnuna (veya burnundan) gelmek
canı burnundan çıkmak
canı burnunda olmak
canı cana ölçmek
canı canına (veya içine) sığmamak
canı cehenneme
canı çekilmek
canı çekmek
canı çıkasıca!
canı çıkmak
canı çıksın!
canı gelip gitmek
canı gelmek
canı gibi sevmek
canı gitmek
canı ile oynamak
canı ile uğraşmak
canı istemek
canı isterse
canım!
canım ciğerim
canım dese, canım çıksın diyor sanmak
canımın içi
canımı sokakta bulmadım
canına acımamak
canına değmek
canına düşkün
canına ezan okumak
canına geçmek, canına işlemek (veya canına kâr etmek)
canına kasdetmek
canına kıymak
canına minnet
canına okumak
canına rahmet
canına susamak
canına tak demek (veya etmek)
canına tükürdüğümün (veya üfürdüğümün)
canına yandığım (veya yandığımın)
canına yetmek
canından bezmek (veya bıkmak, usanmak)
canından geçmek
(birinin) canını acıtmak
canını almak
canını bağışlamak
canını (bir yere) dar atmak
canını burnundan getirmek
canını cehenneme göndermek (veya yollamak)
canını çıkarmak
canını dişine almak (veya takmak)
canının derdine düşmek
canının içine sokacağı gelmek
canını sıkmak
canını sokakta bulmak
canını vermek
canını yakmak
canın isterse!
canı sağ olsun!
canı sıkılmak
canı yanan eşek attan yüğrük olur
canı yanmak
canı yerine gelmek
(birinin) canı yok mu?
can kalmamak
can kaygısına düşmek
can olmak
can sevecek bir şey
can sıkmak
can vermek
can yakmak
Birleşik Sözler
can acısı
can alıcı
can arkadaşı
can beraber
can bunaltısı
can ciğer
can çabası
can damarı
can direği
can dostu
can düşmanı
can eriği
can evi
can feda
canfes
canfeza
can gözdesi
can havli
canhıraş
can korkusu
cankulağı
can kulağı
can kurban
cankurtaran
can kuşu
can noktası
can pahasına
can pazarı
can sağlığı
can sıkıcı
can sıkıntısı
cansiparane
can sohbeti
can tahtası
can yeleği
can yoldaşı
cana yakın
candan yürekten
canı cebinde
canı gönülden
canı pek
canı sıkkın
canı tatlı
canı tez
canı yürekten
canına düşkün
canla başla
çan
isim
İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana:
"Harp gemisinde çan, düdük ve insan sesleri birbirine karıştı."- F. R. Atay.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
çan çalmak
(birinin) çanına ot tıkmak (tıkamak veya tıkanmak)
Birleşik Sözler
çan çan
çan çiçeği
çan kulesi
cankurtaran çanı
kilise çanı
canlı
nigiyaka na
canlı
1. gjallë (i)
2. qenie e gjallë, gjallesë
çan
1. kambanë
2. kambanë, çangë
www.arnavutcasozluk.com
Canlı
живой