Bruch (der)
patlama, infilak, hamle, ileri atılma,...
{
burst
}
çatlak, şiddetle vurma
{
crack
}
boşluk, aralık, açıklık, geçit, ara,...
{
gap
}
kırık, çatlak, kırılma, kırma
{
fracture
}
kırılma, kırma, kırık parça
{
breakage
}
kesir, parça, kesim, bölüm, bölme,...
{
fraction
}
Bruch
(II) m l. kir(il)ma, kopma 2. (-stelle) kink 3. (Lei-sten2, Nabel2) fitik 4. (Fraktur) kink, fraktür 5. (Falte) kirma, kinm, büklüm (yeri), yatki 6. math. kesir 7. (des Eides, Fastens usw.) boz(ul)ma 8. (e-s Gelübdes) nakiz 9. (Lösung der Beziehungen) münasebetlerin kesilmesi 10. (Stein2) tasocagi 11. (minderwertiges Zeug) F iskarta mal; mezat mall 12. (in der Erdrinde) fraktür; sich e-n ~ heben k-ni zorlamak; gemeiner ~ math. bayagi kesir; kesri adi; echter ~ math. basit kesir; gemischter ~ math. mürekkep (od. birlesik) kesir; Brüche gleichnamig machen math. paydalan esitlemek; tevhidi mähre? etm.; Brüche beseitigen math. paydadan kurtarmak; ~ machen (Flugzeug) yere inerken hasara ugramak veya parcalanmak; in die Brüche gehen F kirilmak, bozulmak; mahiv ve heläk etm.; akamete ugramak; bosa cikmak; es zum offenen ~ kommen lassen ipi koparmak
Bruch
..e r. bruh
kırma, kırılma kırık; (mat.) kesir
Bruch
" [der] kırma, kırılma; bozma, bozulma, kesilme; büklüm, bükülme yeri; kırık; fıtık; kesir"
Bruch
kopma; kırılma; kırık; kıvrım; kesir; taşocağı; göçük