Breite (die)
genişlik, en; saha, uzaklık, mesafe;...
{
breadth
}
enlem, paralel, bölge, serbestlik,...
{
latitude
}
breit
geniş, enli, genel, yaygın; aksanlı,...
{
broad
}
geniş, enli, büyük, kapsamlı, engin,...
{
wide
}
uzatılan, uzayan, uzun, büyütülmüş,...
{
extended
}
geniş, ferah, havadar, bol bol
{
spacious
}
breiten
yaymak, sürmek, sermek, açmak, uzatmak,...
{
spread
}
genişletmek, yaymak, uzatmak, devam...
{
extend
}
dağıtmak, vermek, paylaştırmak, yaymak,...
{
distribute
}
Breite
f l. genislik, en(-lilik) 2. bolluk, vüsat 3. itnap; tatvili keläm (od.makal); laf bollugu 4. yassilik 5. geogr. arz 6. (e-s Stoffes) degirmi; in die ^ gehen l. (Redner) etraflica konusmak;tafsiläta girismek 2. (dick werden) sismanlamak
Breite
n. e. 'braytı
genişlik, en; enlem
Breite
" [die] genişlik, en; enlem"