Blut (das)
kan; kan bağı; huy, yapı, akrabalık
{
blood
}
bluten
kanamak; kan ağlamak; kan kaybetmek, kan...
{
bleed
}
blüten
çiçeklenmek, çiçek açmak, gelişmek,...
{
flower
}
çiçek açmak, çiçeklenmek, dinç olmak,...
{
bloom
}
çiçek açmak, çiçeklenmek, gelişmek
{
blossom
}
blut
züğürt, meteliksiz, beş parasız (Argo),...
{
broke
}
Blut
n l. kan, dem 2. (Abstammung) nesil, soy, alle, irk, eins 3. (Temperament) mizac, huy 4. (junges) delikanli bzw. genc kiz; 5. (in Zss. a. als Verst.) (sehr, überaus) pek, cok; böses "- machen kizdirmak; asabim bozmak; Ruhig ^l Sakin öl! Yavas yavas! ~ entnehmen kan almak; ~ und Wasser schwitzen anasindan emdigi süt burnundan fitil fitil gelmek; cok eziyet cekmek; sich ~ abzapfen lassen kan aldirmak; ~ lassen l. (zum Bluten bringen) kanatmak 2. (Blut verlieren) kan kaybetmek 3. mil. zayiat vermek 4. (gehörig) F cok para ödemek zorunda kalmak; para sizdirilmak; ^ spenden kan vermek; kaltes ~ bewahren sogukkanligim muhafaza etm.; heißes ^ haben l. kam sicak olm. 2. (jähzornig sein) cam tez olm.; Er hat ^ geleckt, fig. Tadini aldi.tem "^ sehen können b-ni kan tutmak; Das ^ schoß (stieg) ihm in den Kopf. Kan basma sicradi. (od. beynine vurdu). j-s ~ vergießen kämm dökmek; ~ übertragen kan aktarmak; transfüzyon yapmak; bis aufs ~ peinigen iskence yapmak; b-ni son derecede hirpalamak; im ~ waten kana kanmak; mit ~ beschmieren (besudeln, beflecken) kaniamak; kana boyamak (od. bulamak); seine Hände mit ~ beflecken b-nin kanina girmek: über und über mit ^ besudelt kan revan icinde; wie mit ~ übergossen dastehen kipkirmizi olm.
Blut
s. 'blu:t
kan
Blut
" [das] kan, dem; soy, nesil, ırk; huy, mizaç"