Ateş

Get Babylon's Translation Software! Free Download Now!
Babylon 8 - Your all-in-one solution
Award winning translation software trusted by millions. Translate from any language to any language.
View Demo


Türkçe VikipediDownload this dictionary
Ateş
Ateş, yüksek sıcaklık ve alev veren hızlı yanma olayı. Ateşin meydana gelebilmesi için yanabilen bir maddenin tutuşma sıcaklığında oksijen ile temas etmesi gerekir. Yakıt ve oksijen devamlı mevcut ve temas halinde ise sürekli yanma olur. Bir ateşin söndürülmesi, yanmaya sebeb olan unsurlardan yakıt ve oksijenin yok edilmesi, sıcaklığın düşürülmesi ile mümkündür.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…

Bu makale Vikipedi®'den bilgiler kullanır ve GNU Özgür Belgeleme Lisansı tarafından lisanslanmıştır.

Kelimeler Turkish Turkish dictionaryDownload this dictionary
ateş
isim Farsça ¥teş
 
1 .    Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od.  
2 .    Tutuşmuş olan cisim.  
3 .    Isıtma veya pişirme için kullanılan yer veya araç.  
4 .    Patlayıcı silâhların atılması.  
5 .    Vücut ısısı:
       "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi."- S. F. Abasıyanık.  
6 .  mecaz  Coşkunluk:
       "Nejat Efendinin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu."- H. E. Adıvar.  
7 .  mecaz  Tehlike, felâket.  
8 .  mecaz  Büyük üzüntü, acı:
       "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlât acısı bu ..."- H. R. Gürpınar.  
9 .  sıfat  Kırmızı, alev renginde olan.  
10 .    Öfke, hırs, hınç:
       "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı."- T. Buğra.


   Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

ateş!
ateş açmak
ateş almak
ateş almaya mı geldin?
ateş bacayı (veya saçağı) sarmak
(birine) ateş basmak
ateş çıkmak
ateş düştüğü yeri yakar
(kendini) ateşe atmak
ateş etmek
ateşe tutmak
ateşe vermek
ateşe vurmak
ateşe vursa duman vermez
ateş gibi
ateş gibi kesilmek
ateş gibi yanmak
ateşi başına vurmak
ateşi çıkmak (veya yükselmek)
ateşi düşmek
(birinin) ateşine (veya nârına) yanmak
ateşini almak
ateşi uyandırmak
ateş kesilmek
ateş kesmek
ateşle barut bir yerde durmaz
ateşle oynamak
ateşler içinde
ateş olmayan yerden duman çıkmaz
ateş olsa cirmi kadar yer yakar
ateş püskürmek
ateş saçmak
ateşten gömlek
ateş vermek
ateş yağdırmak  

Birleşik Sözler

ateş balığı
ateşbaz
ateş böceği
ateş çiçeği
ateş gecesi
ateş gemisi
ateş hattı
ateş kayığı
ateşkes
ateş kırmızısı
ateş pahası
ateş parçası
ateşperest
ateş tuğlası    


Türkçe Atasözleri (Turkish Proverbs)Download this dictionary
Ateş düştüğü yeri yakar
bir ıstırap bir acı en çok onunla alâkalı olanı üzer.

 
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz
bir söz yayılmışsa, onun muhakkak bir aslı vardır.


(c) http://isimlerimiz.blogspot.com

turkish japaneseDownload this dictionary
ateş
netsu

Yeni Osmanlıca - Türkçe Lügat v0.1Download this dictionary
Ateş
f. Odun vs. gibi maddelerin yanmasından hasıl olan hâl. Od, nâr. * Kızgınlık, hararet. * Hiddet, gazab, şiddet. * Hayvanın çevik, hareketli ve oynak olması. * Yangın. * Gözyaşı. * Hastalık. * Harb, savaş.(Ateş unsuru, kâinatın bütün kısımlarını istilâ etmiş pek büyük bir unsurdur. Bir damar gibi kâinatın yaratılışından başlayarak her tarafa dalbudak salıp gelen şu şecere-i nâriyeye nazar-ı hikmetle dikkat edilirse, bu şecerenin başında, yani sonunda büyük bir meyvenin bulunduğu anlaşılır. Evet, toprağın içinde büyük ve uzun bir damarı gören adam, o damarın başında kavun gibi bir meyvenin bulunduğunu zannetmesi gibi, âlemin her tarafında damarları bulunan şu şecere-i nâriyenin de Cehennem gibi bir meyvesinin bulunduğuna bilhads yani sür'at-i intikal ile hükmedebilir. İ.İ.)

Define Ateş

Translate Ateş





| Ateş in English | Ateş in French | Ateş in Italian | Ateş in Dutch | Ateş in German | Ateş in Russian | Ateş in Japanese | Ateş in Arabic