arar
toprağı sürmek, saban ile sürmek, yarıp...
{
plough
}
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
fren yapmak, frenlemek, işlemek (keten,...
{
brake
}
kırmak, koparmak, bozdurmak, bozmak,...
{
break
}
iz açmak, çizgi bırakmak, kırıştırmak
{
furrow
}
ara (f)
amerika papağanı
{
macaw
}
arar
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
çembere almak, çember takmak, çembere...
{
hoop
}
Ara (der)
amerika papağanı
{
macaw
}
Aras
Aras
Yorgunluk, bitkinlik. * Hayranlık.