akis
isim Arapça ¤aks
1 . Işık veya ses dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak geri dönmesi, yansıma, yankı:
"İkide birde barutla infilâk akisleri geliyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . Bir cismin, parlak bir yüzeyde görünmesi:
"Mehtap, iri güller ve senin en güzel aksin / Velhâsıl o rüya duruyor yerli yerinde."- Y. K. Beyatlı.
3 . mecaz Bir şeyin başka bir şey üzerinde yarattığı etki.
4 . Evirme, evirtim.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
akis uyandırmak
Birleşik Sözler
aksetmek
aksettirmek
aksiseda
aksülâmel
akış
isim
1 . Akma işi veya biçimi.
2 . Geçip gitme, sürüp gitme.
3 . Akın:
"Meğer o akış da Rumeli topraklarında son istilâ hareketimizmiş."- Y. K. Beyatlı.
Akis
Faunus ile Nympha Symaethis’in oğlu
akis
yansıma.
akis
(ara.) ka. - 1. yankı. 2. ışığın veya bir şeklin bir satha çarpıp orada görünmesi, yansı. 3. zıt, ters, muhalif.
Akis
Yere gömüp köklendikten sonra kestikleri üzüm çubuğu. * Üzerine yağ koyup içtikleri taze süt. * Sütlü çorba.
Akıs
İnatçı, muannid.
akis
yansıma, yankı.
Âkıs
Pis kokulu.