Zamir
Zamir veya adıl, ad olmadıkları halde
cümlede varlıkların yerine kullanılabilen, varlıkların yerini tutan ve adların yerine getirdiği tüm işlevleri yerine getirebilen kelime veya ek. Ben, sen, o, biz, siz, onlar; kendim, kendin, kendi, kendimiz, kendiniz, kendileri; bu, şu, o; kim, ne; biri; -ki kelimeleri ve ekleri zamirlere örnek gösterilebilir.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
adil
sıfat (a:dil) Arapça ¤¥dil
1 . Adaletle iş gören, adaletten, haktan ayrılmayan, hakkı yerine getiren, adaletli.
2 . Hakka uygun, haklı.
adıl
isim, gramer
Zamir.
Adil
âdâlet eden, her zaman adâletle hükmeden Allah.
Âdil
âdâlet eden, her zaman adâletle hükmeden Allah.
adil
(ara.) er. - 1. doğruluk gösteren. doğru. 2. eşit, eş, müsavi. 3. adaletli davranan. kur'anî bir isimdir. allah'ın emirlerini hakkıyla uygulayan anlamına gelir. raşid halifelerin 2. cisi ömer b. el-hattab’ın meşhur lakabı.
Adil
Eş, denk, akran, benzeri. Ölçüde, miktarda eşit olan.
Âdil
"(Âdile) Adâlet eden. Allah'ın emirlerini noksansız tatbik eden. Doğru. Doğruluk gösteren. Adâlet sahibi. (Bak: Adâlet)(Meselâ bir hükümdâr-ı âdil, ihkak-ı hak için mazlumların hakkını zâlimlerden almakla ve fakirleri kavilerin şerrinden muhafaza etmekle ve herkese müstahak olduğu hakkı vermekle lezzet alması, iftihar etmesi, memnun olması; hükümdarlığın ve adaletin bir kaide-i esasiyesi olduğundan elbette Hâkim-i Hakim, Adl-i Âdil olan Zât-ı Hayy-ı Kayyumun bütün mahlukatına, hususan zihayatlara ""hukuk-u hayat"" tabir edilen şerait-i hayatiyeyi vermekle.. ve hayatlarını muhafaza için onlara cihazat ihsan etmekle ve zaifleri kavilerin şerrinden Rahimane himaye etmekle.. ve umum zihayatlarda bu dünyada ihkak-ı hak etmek nev'i tamamen; ve haksızlara ceza vermek nev'i ise, kısmen sırr-ı adâletin icrasından olmakla.. ve bilhassa Mahkeme-i Kübrâ-yı Haşirde adalet-i ekberin tecellisinden hasıl olan ve tabirinde âciz olduğumuz şuunât-ı Rabbaniye ve maâni-i kudsiyedir ki, kâinatta bu faaliyet-i daimeyi iktiza ediyor. L.)"