abalar
sallamak, sallanmak, titretmek, sarsmak,...
{
shake
}
gıcırdamak, gıcırdatmak, çatlak ses...
{
jar
}
kâlbini kırmak, şok etmek, sarsmak,...
{
shock
}
etkilemek, etki etmek; dokunmak,...
{
affect
}
yerinden çıkarmak, huzurunu kaçırmak,...
{
unsettle
}
abalar
kâlbini kırmak, şok etmek, sarsmak,...
{
shock
}
sarsmak, sallamak, şaşırtmak,...
{
jolt
}
çarpmak, çarpışmak, çatışmak; zıt...
{
collide
}
keyfini kaçırmak, devirmek, alabora...
{
upset
}
üzmek, acı vermek; sıkmak,...
{
distress
}
incitmek, kırmak, rencide etmek,...
{
offend
}
sersemletmek, afallatmak, şaşırtmak
{
stun
}
Abale