aro (m)
yüzük, halka, çember, hale, ayla, ring,...
{
ring
}
küçük daire, halkacık, taç
{
circlet
}
çember, daire, halka, kasnak, yüzük,...
{
hoop
}
kenar, jant, kasnak, çerçeve, kenar...
{
rim
}
arar
toprağı sürmek, saban ile sürmek, yarıp...
{
plough
}
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
fren yapmak, frenlemek, işlemek (keten,...
{
brake
}
kırmak, koparmak, bozdurmak, bozmak,...
{
break
}
iz açmak, çizgi bırakmak, kırıştırmak
{
furrow
}
aro (m)
yüzük, halka, çember, hale, ayla, ring,...
{
ring
}
çember, daire, halka, kasnak, yüzük,...
{
hoop
}
arar
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
çembere almak, çember takmak, çembere...
{
hoop
}
arare
toprağı sürmek, saban ile sürmek, yarıp...
{
plough
}
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
sürmek, toprağı sürmek, işlemek (toprak)
{
till
}
ARO