ara
sunak, mihrap, kurban kesilen taş, altar
{
altar
}
arar
toprağı sürmek, saban ile sürmek, yarıp...
{
plough
}
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
fren yapmak, frenlemek, işlemek (keten,...
{
brake
}
kırmak, koparmak, bozdurmak, bozmak,...
{
break
}
iz açmak, çizgi bırakmak, kırıştırmak
{
furrow
}
ara (f)
amerika papağanı
{
macaw
}
arar
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
çembere almak, çember takmak, çembere...
{
hoop
}
ara (f)
sunak, mihrap, kurban kesilen taş, altar
{
altar
}
amerika papağanı
{
macaw
}
arare
toprağı sürmek, saban ile sürmek, yarıp...
{
plough
}
sabanla sürmek, pullukla sürmek, yarıp...
{
plow
}
sürmek, toprağı sürmek, işlemek (toprak)
{
till
}
Ara (der)
amerika papağanı
{
macaw
}
Ära (die)
devir, çağ, çığır, tarih başlangıcı,...
{
era
}
devir, çağ, dönem
{
epoch
}
periyot, dönem, çağ, devir, süre, ders...
{
period
}
yaş; asır; devir, çağ; erginlik, reşit...
{
age
}
ara (de)
amerika papağanı
{
macaw
}