AF (alta frequenza)
af
uzak, uzağa, uzakta, çıkmış, kopuk,...
{
off
}
dışarı, dışarıya, dışarıda, uzakta,...
{
out
}
aşağı, aşağıda, aşağıya, altına,...
{
down
}
hazır, amade, hazırlıklı, istekli,...
{
ready
}
bitmiş, cilalı, sona ermiş, tamam,...
{
finished
}
uzak, sapa, ters, öteki, sağdaki,...
{
off
}
AF (Allocations familiales)
Af
Af, genel anlamda, bir kişinin kusurunun bağışlanması demektir. Bütün toplumların
aileden başlayarak, okulda ve toplum içinde nasıl davranılacağına ilişkin kuralları vardır. Bu kurallara aykırı hareket etmek
suç ya da kabahat olarak kabul edilir. Bununla birlikte bir baba çocuğunun, bir öğretmen öğrencisinin bazı kuraldışı davranışlarını bağışlayabilir.
Hukukta af ise, devletin suç işleyip hüküm giymiş bireyleri bazı durumlarda bağışlamasıdır. Bu durumda af, bir
mahkemece verilmiş
cezanın, hatta doğrudan doğruya suçun yok sayılmasıdır.
Daha fazlası için Wikipedia.org adresine gidin…
af
af
isim Arapça ¤afv
1 . Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama.
2 . Mazur görme veya görülme.
3 . Görevden çıkarılma.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
af buyurun!
af çıkarılmak
af dilemek
affa uğramak
affını dilemek (veya istemek)
affınıza sığınarak
af kapsamına alınmak
Birleşik Sözler
affedilmek
affetmek
affettirmek
affeylemek
affolunmak
genel af
özel af
umumî af