acunar
sallamak, sallanmak, sallayarak uyutmak,...
{
rock
}
sallanmak, sarsılmak, eğmek, hüküm...
{
sway
}
savurmak, yumruk savurmak, fırlatmak,...
{
swing
}
acuñar
para basmak, para bastırmak, para...
{
coin
}
para basmak, icat etmek, uydurmak
{
mint
}
basmak (çalgı, para), hesap bakiyesini...
{
strike
}
kilitlemek, girmek [bilg.], akort etmek,...
{
key
}
kama ile yarmak, sıkıştırmak, tıkmak
{
wedge
}
takozla desteklemek, destek koymak;...
{
chock
}
acuñado
icat